« Önceki ::

ŞİFA İSTEMEM!..

Şifa istemem balından Bırak beni bu halımdan
Razıyım açan gülünden Yeter dikenin batmasın

Gece gündüz bu hizmetin Şefaatin kerametin
Senin olsun hoş sohbetin Yeter huzurum kaçmasın

Taşa değmesin ayağın Lale sümbül açsın bağın
İstemem metheylediğin Yeter arkamdan atmasın

Kolay mı gerçeğe ermek Dost bağından güller dermek
Orda kalsın değer vermek Yeter ucuza satmasın

Sonu yoktur bu virdimin Dermanı yoktur derdimin
İstemem ilaç yardımın Yeter yakamdan tutmasın

Nesimi'yem vay başıma Kanlar karıştı yaşıma
Yağın gerekmez aşıma Yeter zehirin katmasın

Aşık Nesimi Çimen

Yorum (1) Yorum yaz!

ADI AŞK!..

 Dünyayı hiçe satmaktır adı aşk
Bütün varığı döküp gitmektir adı aşk,

Elindeki şekeri başkasına sunup
Zehiri kendi yutmaktır adı aşk

Bela gökten yağmur gibi yağsa
Başını altına tutmaktır adı aşk

Bu dünya sanki ateşten bir denizdir
Ona kendini atmaktır adı aşk

Ey Eşrefoğlu Rumi gerçek olarak şunu bil ki
Var olan herşeyi yok etmektir adı aşk!..

Yorum (1) Yorum yaz!

iyi uykular!..

Bu arayışın bir buluşu,
Bu kayboluşun bir çıkışı, yok belki,
Belki var, bilemem...
Yaşamak bir mesai gibi,
Maaşı az patronu çok bir iş,
Sanki mecburen...
Oyunlarım, umutlarım, düşlerim vardı,
Hepsi birden yarım kaldı..
Maviye boyadığım gökyüzüm vardı,
Kuşlarımı kimler çaldı..
Küçücükken kollarımdan, taşıyordu yaşamak heyecanı..
Parlaktı bütün renkler...
Büyüdükçe adımlarım,
Nasırlaştıkça yüreğim,
Küçüldü anlam...
Cebime sığdı tüm şehirler...
Uyuduk büyüdük,
Bir doğduk, kaç kez öldük..
Mutluluğu kaça böldük ki,
Elimizde kalmadı...
Ninni ninni bu hayat....

f.d.

Yorum (yok) Yorum yaz!

bahar_ım!..

yine geçen yıldasın, geçen yazınla biraz,

bu yıl da görmek için gelir misin baharım?

son düşen yaprağıma küçücük adını yaz,

unutsam da yerini, bilir misin baharım?

 

ağlayınca gözümü, isteyerek silmeyi,

uzak yerlere düşen sevdalımı bilmeyi,

sonra onu getirip, yaşları dindirmeyi,

can-ı gönülden ister, diler misin baharım?

 

başımı omuzuna usulca yaslayınca,

kalbim güzel adını duymaya başlayınca,

senin için gökteki yağmuru taşlayınca,

sevildiğini görüp, güler misin baharım?

 

yaşadığım yer siyah, çirkin ve de karanlık,

yalnızlığın başkenti, yoktur mutlu bir anlık,

desem ki bir de yerin, altındayım, yılanlık,

yine de deli gibi sever misin baharım?

 

son düşen yaprağıma geçen yazınla biraz,

yine aynı harfleri çizer misin baharım?

bu yıl da görmek için küçücük adını yaz,

unutsam da yerini, siler misin baharım?

 

                                                    erk@n

Yorum (3) Yorum yaz!

elde var hüzün!..

söyleşir
evvelce biz bu tenhalarda
ziyade gülüşürdük
pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının
ne meseller söylenirdi mercan koz nargileler
zamanlar değişti
ayrılık girdi araya
hicrana düştük bugün
ah nerde gençliğimiz
sahilde savruluşları başıboş dalgaların
yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller
elde var hüzün
o şehrayin fakat çıkar mı akıldan
çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması
sırılsıklam aşık incesaz
kadehlerin mehtaba kaldırılması
adeta düğün
hayat zamanda iz bırakmaz
bir boşluğa düşersin bir boşluktan
birikip yeniden sıçramak için
elde var hüzün

                                           attila ilhan

Yorum (yok) Yorum yaz!

EkleBunu RSS Ekle Butonu Bookmark and Share